Her ticari sözleşme farklı riskler içerir. Ancak yabancı şirketlerin Türkiye’de ilk kez ticari ilişki kurarken karşılaştığı hukuki sorunların büyük bölümü belirli başlıklarda toplanmaktadır. Sözleşme imzalanmadan önce bu risklerin değerlendirilmesi, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önemli ölçüde önlenmesine katkı sağlayabilir.
4.1. Tarafın Hukuki Statüsü ve Temsil YetkisiUluslararası ticarette en sık karşılaşılan sorunlardan biri, sözleşmenin yanlış kişiyle veya şirketi temsil etmeye yetkili olmayan bir kişiyle imzalanmasıdır.
Bir şirketin ticaret siciline kayıtlı olması tek başına güvenilir olduğu anlamına gelmez. Şirketin faal olup olmadığı, tasfiye sürecine girip girmediği, iflas veya konkordato riski taşıyıp taşımadığı ve sözleşmeyi imzalayan kişinin şirketi temsil etmeye yetkili olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.
Sözleşme imzalanmadan önce en azından şu belgelerin kontrol edilmesi tavsiye edilir:
- Güncel ticaret sicil kayıtları
- İmza sirküleri veya temsil belgeleri
- Yetki kararları
- Vekâletname (varsa)
- Şirketin güncel faaliyet durumu
Yetki incelemesi yapılmadan imzalanan sözleşmeler, ilerleyen süreçte sözleşmenin geçerliliği konusunda ciddi hukuki uyuşmazlıklara neden olabilir.
4.2. Uygulanacak Hukuk ve Uyuşmazlık Çözüm MekanizmasıBirçok uluslararası sözleşmede taraflar fiyat, teslim süresi ve hizmet kapsamı üzerinde uzun müzakereler yürütürken, uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme hükümleri birkaç satırla geçiştirilmektedir.
Oysa uyuşmazlık çıktığında en önemli hükümler çoğu zaman bunlardır.
Örneğin;
- Türk hukuku mu uygulanacak?
- Başka bir ülkenin hukuku mu uygulanacak?
- Türk mahkemeleri mi yetkili olacak?
- Tahkim mi tercih edilecek?
- Verilecek karar başka ülkede icra edilebilecek mi?
Bu soruların her biri uyuşmazlığın maliyetini, süresini ve sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Özellikle uluslararası ticarette yalnızca yetkili mahkemeyi belirlemek yeterli değildir. Verilecek kararın hangi ülkede tanınacağı ve icra edilebileceği de sözleşme hazırlanırken değerlendirilmelidir.
4.3. Ödeme Güvenceleri ve Tahsilat RiskleriBaşarılı görünen birçok ticari ilişki, hukuki uyuşmazlıktan değil tahsilat probleminden sona ermektedir.
Sözleşmede yalnızca ödeme tarihinin yazılması çoğu zaman yeterli değildir. Ödemenin hangi yöntemle yapılacağı, gecikme hâlinde hangi yaptırımların uygulanacağı ve alacağın hangi teminatlarla güvence altına alınacağı da açık şekilde düzenlenmelidir.
Ödeme modeline göre;
- peşin ödeme,
- banka teminat mektubu,
- akreditif,
- escrow sistemi,
- kefalet,
- garanti,
- cezai şart,
- faiz hükümleri
gibi mekanizmalar değerlendirilebilir.
Her ticari işlem aynı güvenceyi gerektirmez. Ancak sözleşmenin ekonomik büyüklüğü arttıkça ödeme riskinin de hukuken yönetilmesi gerekir.
4.4. Sözleşmesel Sorumluluk ve Risk DağılımıTaraflar ticari ilişki kurulurken çoğunlukla işin nasıl yürütüleceğine odaklanır. Oysa hukuk açısından daha önemli soru, iş planlandığı gibi gitmezse riskin kim tarafından üstlenileceğidir.
Bu nedenle sözleşmede özellikle şu hükümler dikkatle incelenmelidir:
- Tarafların yükümlülükleri
- Garanti hükümleri
- Ayıptan sorumluluk
- Tazminat hükümleri
- Cezai şart
- Sorumluluğun sınırlandırılması
- Mücbir sebep
- Fesih şartları
Örneğin sözleşmede yer alan sorumluluk sınırlaması hükümleri, yüksek tutarlı tazminat taleplerinin önüne geçebilir. Buna karşılık eksik düzenlenmiş fesih hükümleri, ticari ilişkinin sona erdirilmesini beklenenden çok daha maliyetli hâle getirebilir.
4.5. Vergisel ve Düzenleyici YükümlülüklerUluslararası sözleşmeler yalnızca özel hukuk ilişkisi doğurmaz. Aynı zamanda çeşitli vergi ve idari yükümlülükleri de beraberinde getirir.
Özellikle;
- KDV uygulaması,
- stopaj yükümlülükleri,
- çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları,
- ithalat ve ihracat düzenlemeleri,
- sektör lisansları,
- kişisel verilerin korunmasına ilişkin yükümlülükler,
- yaptırım (sanctions) ve kara para aklamanın önlenmesine ilişkin uyum kuralları
ticari faaliyetin niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Sözleşme hukuken geçerli olsa bile, ilgili düzenleyici kurallara aykırı hareket edilmesi önemli idari yaptırımlara veya mali sorumluluklara yol açabilir.